HER AY YENİ BİR HEYECAN
30/05/2026Mehmet Nuri Yardım / Milat / 30 Mayıs 2026
Kültür sanat dergileri her ay yeni bir heyecan, taze bir solukla okuyucuların önüne çıkıyor. Dergilerin kıymetini bilmek zorundayız.
Bin bir emek ve zahmetle, mübarek çabalarla her ay hazırlanıp edebiyat dünyasının önüne çıkan dergilerin iyi yürekli mimarlarını çok seviyorum. Zira onlar uykusuz gecelerin mükâfatını aslında beklemiyorlar. Bir mesuliyet hissi içinde hepsi de. Bütün dertleri, tasaları “Okura lâyık bir dergi çıkarabilmek.” İmkânlar kısıtlı, zaman dar ama yapılacak bir sürü iş var. Farkında mısınız artık gazete ve televizyonlarda dergiler pek eskisi gibi tanıtılmıyor. Hâlbuki bir zamanlar bütün gazetelerin kültür sanat sayfalarını bu nadide, güzide mecmualar süslerdi. “Şimdi kültür sanat sayfası mı kaldı basında.” diyeceksiniz. Haklısınız. Milat gibi kültüre, sanata değer veren kaç gazetemiz var? Üzerinde durmaya ve düşünmeye değer bir konu bence. Gazeteler önce kültürü ve sanatı uzaklaştırdı çevresinden. Sonra âdeta okuyucu da pek çok gazeteye küstü, bayiden almaz oldu. Kendisinden, fikirlerinden, değerlerinden bir şeyler bulamayınca neylesin? Hâlbuki eskiden Anadolu’da yayımlanan mütevazı bir dergi bile geniş dalgalanmalara vesile olurdu. Dergiler hakkında yazdıklarımdan galiba küçük bir kitap çıkar. Zira konu derin, engin ve zengin. Dergilerden söz ederken merhum Asım Gültekin’i anmamak haksızlık olur. Ne diyordu kalbini dergilere kaptıran aziz kardeşimiz: “Dergin mi var, derdin var!” O başlattığı güzelim dergi fuarları, o emekleri, çabaları… Asım’ın hatırasını yaşatanlara selam olsun.
Türkiye’de dergi çıkaran dostlarım sağ olsunlar beni unutmuyorlar. Genelde belli başlı dergiler bana ulaşıyor. Ben de okuduğum dergileri yazı kursumuzdaki gençlere hediye ediyorum. Allah var, bu kültür hazinelerini bıkmadan usanmadan okumaya, tanıtmaya, duyurmaya, anlatmaya çalışıyorum. Zaten basın yayın organlarında dergilerden en çok bahseden Mustafa Uçurum kardeşimizdir. Ondan sonra belki ikinciliği alabilirim. Ama bunun mühim bir görev olduğunu unutmamak gerek. Keşke köşe yazarları dostlarımız da ara sıra eski fıkra muharrirleri gibi bir dergiyi yazılarında söz konusu etseler, muhtevalarından ayrıntılı biçimde bahsetseler, ne güzel olur… Çocukluğumdan beri aşinası olduğum dergileri hiç bırakmadım. Ben de dergi çıkardım; zorluğunu, zahmetini, çilesini ama aynı zamanda kutsal anlamını ve görevini bilirim. Şimdi bu ay çıkan dergilerden kısaca ve özlü biçimde bahsedeyim.
DİL VE EDEBİYAT’TA NÖBET DEVRİ
Dergileri çıkaranlar inanın bazen çok yorulabilir ve en yakınlarını bile ihmal edebilir. Zira okuyuculara karşı duydukları sorumluluğu, âdeta vücutlarının bütün zerrelerinde hissederler. Bir eseri (evet özellikle eser diyorum) her ay okuyucuya hem zamanında hem de en mükemmel biçimde sunmaktır biricik hedefleri. Bu hiç de sanıldığı gibi kolay değildir. Genelde bunda başarılı olurlar da. Ama bazen de durgunlaşırlar. İşte ‘nöbet devri’ böyle zamanlarda gerekli olabilir. Benzetmek gibi olmasın ama harpte vurulan askerin sancağını nasıl hemen ardındaki ve yanındaki nefer kapıp yükseklere çıkarıyorsa dergilerde de genel yayın yönetmenleri seneler sonra bu mukaddes emaneti başkalarına devredebilir, etmelidir de. Burada kasıt da yok, dargınlık da… Amaç derginin daha iyi, zinde hazırlanabilmesine katkı sunmaktır. Dostumuz Üzeyir İlbak’ın Dil ve Edebiyat dergisinde yıllar boyunca üstlendiği başarılı yöneticiliği, şimdi kıymetli kardeşim, kadim dostum Özcan Ünlü omuzladı. Öncelikle bize “Hayırlı uğurlu olsun.” demek düşer. Özcan Ünlü, gayretli, velut ve iyi edebî çalışmaların içinde olan bir gazeteci yazardır. Bir şair ve denemecidir. Türkiye gazetesinde mesai arkadaşlığımız oldu. Eserlerini biliyorsunuz. Dil ve Edebiyat dergisinin, onun Genel Yayın Yönetmenliği’nde başarılılarını katlayacağına inanıyorum. Rabbim kolaylıklar ihsan etsin. Edebiyat dünyasına, hepimize düşen görev, derginin bu yeni yayın döneminde destekte bulunmak, elden geldiği kadarıyla katkı sağlamaktır. Nasıl olacak bu? Tabii öncelikle şiir ve yazılarla… En yakın zamanda Eyüpsultan’da Özcan kardeşimi ziyarete gideceğim ve kendisini kutlayacağım inşallah. Derginin muhtevasını unuttuğumu sanmayın. Bundan sonraki sayılarda tafsilatlı biçimde anlatacağım inşallah. Şu kadarını söyleyeyim Mayıs 2026 sayısının münderecatı dolu, muhtevası zengin, mutfağı bereketlidir. Ünlü, “Editörden” başlıklı ilk yazısında, “Her sayı, sözün izinde, Türkiye’nin kalbinde buluşmak dileğiyle, Bismillah.” diyor. Büyüklerimizin dediği gibi “Bismillah her hayrın başıdır.” Besmele ile yola çıkanlara “rastgele” demeli, dua etmeliyiz. Dil ve Edebiyat’ın yolu ve bahtı açık olsun. Tabii Dil ve Edebiyat Derneği bünyesinde çıkan Olağan Hikâye, Olağan Şiir ve Kardelen Çocuk dergilerinin de ömürleri uzun olsun.
Kaynak: https://www.milatgazetesi.com/her-ay-yeni-bir-heyecan