DİLİMİZ KİMLİĞİMİZDİR: Bir Varoluş ve Medeniyet Meselesi Olarak Ana Dilde Eğitim
23/09/2026Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Genel Başkanı Ekrem Erdem, “Türk Dil Bayramı” dolayısıyla kaleme aldığı makalede küreselleşme vaatleriyle sunulan "yabancı dille öğretim" anlayışının düşünce ufku üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor:
Eğitim, sadece bilgi aktarmak değil; bir milletin hafızasını, ruhunu ve zihniyet dünyasını inşa etmektir.
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı Ekrem Erdem, kaleme aldığı son makalesinde ana dilde eğitimin bir medeniyet ve varoluş meselesi olduğunu vurguluyor:
İnsan kendi diliyle düşünür: İnsan zihni en verimli şekilde kendi ana dilinin ikliminde işler. Kendi kavramlarını üretemeyen bir anlayış, özgür ve derinlikli fikirler geliştiremez.
Akademide ve sokakta yozlaşma: Yabancı dille eğitim, Türkçenin bilim dili olarak gelişmesini engellediği gibi; günlük hayatımızda "plaza dili" gibi melez ve özgüvensiz ifadelerin yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor.
Dünya ne yapıyor? Almanya, Japonya, Fransa ve Güney Kore gibi devler bilim ve teknolojideki güçlerini kendi ana dillerinde verdikleri eğitime borçlu.
Çözüm ne olmalı? Yabancı dil elbette öğrenilmeli; ancak eğitimin taşıyıcı unsuru değil, dünyaya açılan destekleyici bir aracı olmalıdır. Öğretim dilimiz derhâl kendi öz kaynağımıza, yani zengin Türkçemize dönmelidir!
Türkçenin zengin zemininde yükselmeyen hiçbir düşünce, bu toprakların ruhunu geleceğe taşıyamaz.
Çünkü Dilimiz Kimliğimizdir, dilimiz varlığımız ve geleceğimizdir!
Makalenin tamamı BEYAZAY dergisinin 34. sayfasında: https://online.fliphtml5.com/fxxzy/xagt/